Anasayfa » ASTIM » Astım Atağı

Astım Krizi

Kontrolde giden astımlı bir hastanın belirtilerinin aniden alevlenmesine astım atağı diyoruz. Astım mikrobik olmayan iltihabi bir hastalıktır. Nefes borusunda sürekli olarak alerjik hücrelerin meydana getirdiği kimyasal ve fiziksel tepkimeler devam etmektedir. Bu tepkimeler düşük derecede olduğu zaman dışarıdan görülen belirtiler haline dönüşmez hastalar bu devrede kendilerini iyi hissedebilirler.  Ancak birdenbire bir tetikçinin etkisiyle devam etmekte olan düşük dereceli tepkime alevlenir, hızlanır ve belirtiler haline dönüşürse hastada solunum sıkıntısı, hava alma güçlüğü, aralıklı veya sık devam eden öksürük, göğüsten ıslık sesi benzeri bir sesin gelmesi, göğüsün dolması ve sıkışması gibi belirtiler ortaya çıkar.

Çocuklarda bu tip belirtiler genellikle uyku sırasında nefes darlığı ve uyuma güçlüğü uykudan öksürük ve hırıltıyla uyanma solunum enfeksiyonu veya nezle sırasında hırıltı ve öksürük olması, enfeksiyonun ve bronşitin geç düzelmesi ve uzun sürmesi, egzersiz yaparken kısıtlılık – yorgunluk ve uyku zorluğu belirtileriyle kendini gösterebilir. Eğer çocukta öksürük devamlıysa, fiziksel aktivitesini engelliyorsa göğsünden hırıltılı sesler çıkarıyorsa, sık nefes alma veya nefes darlığı ve göğsünde sıkışıklık hissi varsa, bronşit veya zatürree tekrarları oluyorsa mutlaka doktora gidilmesi gerekir.

Bazen çocuklar göğüslerindeki sıkışıklık hissini karın ağrısı veya göğsünde gıdıklanma veya bir garip his şeklinde ifade edebilirler. Çocuklarda ağlama, gülme, bağırma bu tip hırıltıları uyarabilir. Ailenin çocuk atak geçirmeden önce doktorla atak meydana gelirse nasıl bir eylem planı gerçekleştireceklerine karar vermiş olmaları gerekmektedir. Eğer ağır belirtiler varsa mutlaka acile başvurmak gerekir.

Ağır “astım atağı” işaretleri, çocukta göğüs ağrısı, kalp hızının artması, terleme, bir kelimeyi tamamlayamadan ortada durup nefes alma ihtiyacı, karın kaslarının soluk alıp vermeye yardım etmeye başlamış olması, burun kanatlarının solunuma katılır şekilde hareket etmesi, nefes alırken karnın içeriye doğru çöküp kaburgalar arasındaki kasların hareketinin görülür hale gelmesi, bu atağın zorlu bir atak olduğunu ve ailenin derhal acile başvurması gerektiğini gösterir.

Astım genetik bir hastalık olmakla beraber herhangi bir tetikleyici bu atağı uyarabilir. Özellikle çocuğun alerjisi olan alerjenler atağı uyarabileceği gibi viral enfeksiyonlar, hava kirliliği ve sigara dumanı, egzersiz, soğuk hava ve hava değişiklikleri nefes borusundaki hassasiyeti tetikleyip bir astım atağına dönüştürebilir.

Ancak ağar astım ataklarının acilde-hastanede tedavi edilmesi gerekir. Eğer çocukta sürekli olarak öksürük ve nefes darlığı varsa bazen yoğun bakıma alınması gerekebilir.

Ancak astım atakları çocuğun kaderi değildir!

Astım atağı doğru kontrol edilen bir astımlı hastada engellenebilir. Eğer mikrobik olmayan iltihabi durumu kontrol altında tutacak ilaçlar düzgün kullanılırsa çocuğun tekrar eden astım atakları ortadan kalkar. Atakların gelmesini engelleyecek bir tedavi süresini kapsayacak şekilde astımı kontrol edecek ilaçlar kullanılmalıdır.

Astım atağı olan bir çocukta nefes yolundan nefes borusunun etrafında bulunan ve kasılmış olan kasları gevşeten ilaçların atağın şiddetine bağlı olarak nebulizasyon dediğimiz sıvı ilaçlar halinde verilmesi doğru olacaktır. Aynı şekilde atak şiddetine bağlı olarak sistemik dediğimiz ağızdan veya enjeksiyon şeklinde kortizon verilmesi gerekebilir. Bu arada hastaneye başvuran akut astımı olan çocuğa birlikte oksijen verilmesi yerindedir. Atak geçinceye kadar hastanede tutulması eğer atak gittikçe şiddetleniyorsa ve suni solunum makineleri gerekecekse yoğun bakıma alınması gerekir. Astım RSV Bronşioliti de sigara dumanına maruz kalan kişilerde sık ortaya çıkmaktadır. RSV Bronşioliti’nin daha sonraki yaşlarda astım benzeri bulgular ortaya çıkardığı gösterilmiştir.