Anasayfa » ALERJİLER » Penisilin Alerjisi

Penisilin alerjisi toplumda sık bildirilen bir alerji türü olmasına rağmen alerjik olduğunu söyleyen kişilerin penisilin kullanması halinde her zaman ciddi bir sağlık sorunu yaşanmamaktadır. Eski yıllarda alerjisi olduğunu bildiğimiz kişilerin daha sonra aynı ilacın uygulandığında alerjisinin ortadan kaybolduğu görülmektedir. Penisilin alerjisi görüldükten10 yıl sonra devamı ihtimali %20 civarında bulunmaktadır.

Penisilin son derece ekonomik, birçok mikroba tesir eden ve sık kullanılan bir antibiyotiktir. Akraba antibiyotik familyasından nafsilin, oksasilin, kloksasilin, dikloksasilin, ampisilin,amoksasilin, karbenisilin, tikarsilin ve piperasilin bulunmaktadır. Penisiline karşı alerjisi olan herhangi bir kişi bu gruba da alerjik reaksiyon gösterebileceği düşünülmelidir.

Penisilin kullanıldıktan sonra beklenmedik seri olaylar yaşanabilir. Bu ters etkiler alerjik ya da sık görülebilen yan etkiler olabilir. Örneğin alerjik olmayan yan etkilerden en sık bilinenler antibiyotiklerden sonra görülen midede rahatsızlık hissi ve ishaldir. Alerjik olmayan yan etkileri ayırmak önemlidir. Çünkü alerjik olmayan bir etki yaşamış olan birey daha sonra alerjik olduğunu düşünerek hiçbir zaman penisilin grubu antibiyotik kullanmayabilir. Hâlbuki bu doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Penisilin grubu antibiyotik kullanan kişiler de görülen yan etki döküntülerin olmasıdır. Vücutta döküntüler genellikle ciltten kabarık kaşıntılı, noktasal görüntülü, saatler içinde görülen ve kaybolan bir alerjidir. Boğazda şişkinlik hissi, göğüste hırıltı, meydana gelebilir. Bu bulguların olması alerjik bir reaksiyon olduğunu düşündürür. Yine dümdüz, ciltle aynı hizada, yama tarzında döküntülerde meydana gelebilir ama bu genellikle çok ciddi olmayan alerjik reaksiyonu gösterir. Ciltte döküntü olduğu zaman ailenin fotoğraf çekerek kaydetmesi ve hekime göstermesi yararlı olacaktır.

Alerjik reaksiyonlar bağışıklık sisteminin bu ilacı yabancı kabul etmesinden ortaya çıkan bir durumdur. Bu döküntülerin- kaşıntıların yanı sıra nefes sisteminde şişlik, yüzde ve ciltte şişlik, solunum sisteminde sıkışıklık, öksürük, nefes alma zorluğu ve astıma benzer bulgular olarak karşımıza çıkabilir. Genellikle geçmiş öykülerinde hastaların herhangi bir ilaç veya yabancı maddeye karşı anafilâksi dediğimiz ciddi şoka varan bir tablo olması bildirilmiştir. Bu tip hafiften ortaya doğru değişen penisilin alerjileri genellikle insanların %1’i ila 3’ünde görülür. Anafilâksi dediğimiz tablo ise çok aniden oluşan hayat tehdit e edici alerjik bir reaksiyondur. Anafilâksi sırasında, aniden tansiyon ve kan basıncı düşer, soluk alma zorlaşır, karın ağrısı hissedilir, dil ve boğaz birden bire şişebilir. Bu tablo durumun oldukça tehlikeli olduğunu gösterir.

Penisiline Karşı Cilt Testi;.

Penisiline alerji olup olmadığı cilt testi ile gösterilebilir. Genellikle insanların%90 ı bu teste negatif cevap verir.

Penisilin testi kimlere yapılmalıdır; Daha önce penisilin alerjisi olduğu şüphelenilen ve çok önemli bir nedenle penisilin verilmesi gereken kişilerde, tekrarlayan enfeksiyonlarda, o anda bu antibiyotiğin alternatifi bulunmuyorsa, başka bir antibiyotiğe alerjisi biliniyorsa, penisilin testi yapılmasında yarar vardır.

Cilt testi bütün alerji tiplerine karşı fikir vermeyebilir örneğin Steven Jhonson Sendromu denilen alerjik olamayıp yine bağışıklık sisteminin ilaca verdiği aşırı cevapla ortaya çıkan ciltte su toplamaları, soyulma, yanmış gibi bir görüntünün olması ve büyük noktacıklar şeklinde döküntüler ile görülen ağır seyirli bir hastalığın önceden anlaşılmasını sağlamayabilir. Antibiyotikler penisilin dâhil farklı tip reaksiyonlar gösterebilirler. Nadir olmakla birlikte Steven Jhonson Sendromu veya toksik epidermal nekroz dediğimiz hastalıkta sadece ciltte değil mukozalarda(ağız içinde), mide bağırsak sisteminde yara ve soyulmalar (mide barsak kanamaları da meydana gelebilir) ilerleyebilir hatta ölümle bile neticelenebilir.

Alerji testi mutlaka bir uzmanın ofisinde veya hastane ortamında yapılmalıdır. Test ilkönce düşük konsantrasyonda yapıp bir reaksiyon olup olmadığına bakılarak kuvvet derecesi arttırılabilir. Eğer kırmızı kaşıntılı bir kabarıklık meydana gelmiş ise test pozitif olarak değerlendirilebilir. Cilt testi pozitif reaksiyon verirse penisilin içeren bir tablet ağızdan bir defaya mahsus olarak gerçekten bu reaksiyonun olup olmadığı araştırmak için denenebilir. Eğer test pozitif bulunmuşsa penisilin yerine alternatif bir ilaç kullanılması önerilebilir. İlla penisilin kullanılması gerekiyorsa vücudu buna alıştırmak için özel bir teknikle düşük dozdan daha yüksek doza geçmek gerekebilir. Ancak bugün birçok antibiyotik geliştirilmiştir ve penisilinin yerini tutabilmektedir. Ancak Penisilin hala toplumsal enfeksiyon hastalıklarının çoğunu tedavi edebilen ve düşük gelirli ülkeler için ekonomik olarak kullanılabilen kaybedilmemesi gereken bir antibiyotiktir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir